Bakım Durumu ve Bakım Anı: Bir Anın Kıyısında
Bugün Kayseri’nin o serin sabahlarında yürürken, kafamda bir soru vardı: Bakım durumu ve bakım anı nedir? Bu soruyu anlamaya çalışırken, bir anda bir anı aklıma geldi. O kadar keskin ve netti ki, kendimi o anın içinde kaybolmuş gibi hissettim. O kadar basit bir şeydi ki, ama o kadar derin bir anlam taşıyordu ki… Bu yazı, size bir anlamda bakmanın ve bakım yapmanın ne demek olduğunu anlatmaya çalışacak. Çünkü bazen, bir insanın hayatına dokunmak, ona bakım vermek, en değerli anı oluşturuyor.
Bir Sabahın Kıyısında
Kayseri’nin eski taş evleri arasında yürürken, gözlerim hafifçe bulanıklaştı. Ne kadar zaman geçmişti, hatırlamıyorum. Yıllar önce bir sabah, evde büyükannemle birlikteydik. O zamanlar, evde her şey daha canlıydı. Büyükannem, her sabah mutfakta sabah kahvesini hazırlar, sonra da bana bakarak “Hadi, bugün seni nasıl mutlu edebilirim?” derdi. Bu basit bir soru gibi görünse de, o an aslında bir bakım anıydı. O kadar doğal ve içtendi ki, hiç unutmadım. Büyükannem bana o gün “Bakım durumu”nun ne olduğunu göstermişti.
Bakım durumu, bir insanın bir şeylere ne kadar değer verdiğini, ona ne kadar özen gösterdiğini anlatıyordu. O an, ben de bir şeylere odaklanarak, büyükannemi mutlu etmek için çaba harcadım. Ama bakım anı, sadece özen göstermek değil, aynı zamanda o anı birlikte paylaşmaktı. Bu anın içindeki sessizliği, birbirimize gösterdiğimiz sevgiyi hatırlıyorum. O gün, bana hayatım boyunca öğretilen en güzel şeyin bakmak değil, bakım olduğunu anladım.
Bakım Durumu: Bir İhtiyaçtan Öte
Kayseri’deki hayatımda, bazen insanlar çok hızlı yaşıyor. Herkes kendi dünyasında kaybolmuşken, birine bakım yapmanın değeri kayboluyor gibi hissediyorum. İş yerimde, sabahları koştururken, bir yandan da kafamda bir soruyla baş başa kalıyorum: “Birine bakım yapıyor muyum?” Hayatın yoğunluğunda, bazen kendi ihtiyaçlarımızı unutuyoruz. Ama bir bakış, bir kelime ya da bir dokunuş, birini gerçekten bakım durumuna almanın ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor.
Bir gün iş yerinde, bir arkadaşımın yüzündeki yorgunluğu fark ettim. Sabah kahvesini yudumlarken, gözleri daldı ve derin bir iç çekişle, “Bugün her şey daha zor” dedi. O an, sadece “geçmiş olsun” demekle yetinmedim. Yanına oturdum ve birkaç dakika sadece ona odaklandım. Gözlerindeki o boşluğu, içindeki huzursuzluğu hissettim. O an, bakım durumunun aslında ne kadar çok şeyi kapsadığını fark ettim. O, basit bir “iyi günler”den çok daha fazlasına ihtiyaç duyuyordu. O kadar küçük bir an, o kadar büyük bir fark yarattı. Bazen, birine gösterdiğimiz en ufak ilgi bile, onun bakım anı olabiliyor.
Bakım Anı: O Anı Paylaşmak
İş yerinde olduğum o an, sadece bakmak değil, aynı zamanda o bakımı bir anı haline getirmekti. O anı, o kişiye özel kılmak, ona değer verdiğini hissettirmek. Bazen insanlar kendilerini unutulmuş hissediyorlar. Kimse onları tam anlamıyla görmüyor gibi. Oysa bakım anı, sadece birine dokunmak, ona biraz zaman ayırmak, o anı paylaşmaktır.
Geçen hafta, annemle telefonda konuşurken sesinde bir hüzün vardı. Uzun zamandır birlikte zaman geçirememiştik. Hemen işlerden sıyrıldım ve onu aradım. O an, gerçekten sadece annemi dinlemek istedim. Yıllar içinde, annem bana çok şey öğretti ama o gün, onunla geçirdiğim zamanın, bana ve ona nasıl iyi geldiğini fark ettim. Anneme bakım yapmak, o anı birlikte yaşamak demekti.
Bakım anı, bir arada olduğumuzda, birbirimize verdiğimiz değerle şekillenir. Bu an, sadece bir söz değil, her bir hareketin içinde, birlikte yaşanan duygudur. Anneyi aramak, bir arkadaşımıza göz kırpmak, hatta bir yabancıya gülümsemek… Hepsi bakım anıdır. Ve en önemlisi, bu anı paylaşırken, kendimizi de bir şekilde iyileştiririz. Çünkü gerçek bakım, karşılıklı olmalı. O anı paylaşmak, içinde bulunduğumuz ruh halini, bir başkasına aktarabilmek, her şeyi daha anlamlı kılar.
Sonuç: Bir Anın İçindeki Bakım
Şimdi, aklımda bir soru daha var: Bakım durumu ve bakım anı nedir? Birine bakmak, onu görmek, ona özen göstermek değil midir? Birine bakım yapmak, sadece onun ihtiyacını karşılamak değil, aynı zamanda birlikte bir an yaratmaktır. Bazen çok basit şeyler, birini gerçekten hissettirir. Bir gülümseme, bir dokunuş, ya da bir soru… Bunlar, bakım anı yaratmanın en saf halleridir.
Bugün Kayseri’de, yalnızca bir yürüyüş yaptım ama zihnimde bir anı daha inşa ettim. Büyükannemin o sabahki sorusu, yıllar sonra hala bana bir şeyler hatırlatıyor. Bakım durumu, insanın kendi içindeki dengenin bozulduğunda ihtiyaç duyduğu bir şeydir. Ama bakım anı, o dengenin bir başkasıyla paylaşıldığı andır. Bazen, birinin sadece varlığına ihtiyaç duyarız. Ve o an, gerçekten bakım yapmanın anlamı ortaya çıkar.