Çocuk Hakları Sözleşmesinin 4 Temel İlkesi: Haklarını Bilmeyen Bir Çocuk, Çekmecede Kaybolmuş Bir Anahtar Gibidir
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Herkesin “güzel espri yapıyor” diye tanıdığı, ama içten içe her şeyi fazlasıyla kafasında döndüren bir gencim. Şu an her şey yolunda, ta ki bir anda çocuk hakları sözleşmesinin 4 temel ilkesi hakkında bir yazı yazmaya karar verene kadar! Gerçekten, bazen hayat bir komedi gibi oluyor.
Bir gün arkadaşım Ali ile kahve içiyorum. Konu nereye mi kaydı? Çocuk hakları. Evet, başlık doğru, çocuk hakları. Durduk yere bu konuda sohbet açmak pek normal değil, ama Ali’yle konuşuyorsak, her şey olabilir.
Ali: “Ya, bilmiyorum ama çocuk hakları konusunda bir şeyler duydum. O kadar kafa karıştırıcı ki. Sen bunun 4 temel ilkesini biliyor musun?”
Tabii ki biliyorum. İzmir’de espri yaparken kafamın bir köşesinde her şey dönüyor, bu yüzden içsel bilgi bankama hızlıca başvurup dört temel ilkeden bahsediyorum. Ama bunu anlatırken, ne kadar eğlenceli olabilir ki? Biliyorsunuz, bazen insan ciddi bir konuda mizah yaparken, anlamlı şeyler de söyleyebilir.
—
1. Ayrımcılık Yasağı: Kimseyi Ayırma, Hep Birlikte Takılalım!
Şimdi gelelim, Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin birinci ilkesine: Ayrımcılık yasağı. Çocukların kimlikleri ne olursa olsun, dilinden, dininden, etnik kökeninden ya da sosyal statüsünden bağımsız olarak tüm hakları eşittir. Yani, “ya sen zengin çocuksun, senin hakların bizden fazla” gibi bir yaklaşım yok! Her çocuk eşittir.
Bunu bir örnekle pekiştireyim. Diyelim ki, mahalledeki çocuklarla top oynuyoruz. Beni topun peşinden koşarken gören biri, “Bunu yapma, senin ayakkabın kirlenir” dememeli. Bir çocuk herhangi bir nedenle diğerinden farklı olamaz. Eğer biri suda yüzerken, diğeri ağlamamalı, çünkü suyun sıcaklığı başka bir yerde farklı. Hepimiz birbirimizle eşitiz. O yüzden futbol oynarken kimse kimseyi dışlamaz!
Ali: “Yani çocukların statüsü ne olursa olsun, hakları aynı mı?”
Evet, evet! İnsan hakları temelinde her birey eşittir. Çocuk da olsa, her insanın hakları birbirine eşit olmalı. “Ay, sen şuradan geldin, senin giydiğin ayakkabılar farklı” gibi saçma bahanelerle kimseyi dışlamak yok. Çocuklar, dünyada eşit fırsatlarla büyümeli.
—
2. Çocuğun Yükümlülükleri: “Evet, Bunu Yapmam Gerekiyor”
Hadi bakalım, asıl bomba burada! Çocukların hakları olduğu gibi, bu hakları düzgün kullanabilmeleri için bazı yükümlülükleri de olmalı. Şimdi ben bir yetişkinim, ama bazen bakıyorum, çocuklar bazı konularda öylesine haklarını savunuyor ki, kendi içimde gülümsüyorum. Mesela, iki kardeşin birbirine kıskanarak girdiği tartışma… Kim haklı?
Çocuklar, yaşlarına uygun bir şekilde, topluma karşı sorumluluklarını yerine getirecek şekilde yetiştirilmelidir. Bu, hem özgürlüklerinin hem de sorumluluklarının dengede olması demek. Yani, her çocuğun en azından sorumluluk almayı öğrenmesi lazım. Kardeşimle futbol oynamaya gittiğimizde, topu kaybetmemek için sürekli birbirimize sorumluluk veriyoruz. “Sen topu al, ben taşları toplayacağım.” Çocuk hakları da işte bu dengeyi sağlamakla ilgili!
—
3. Çocuğun Yaşama, Sağlık ve Gelişim Hakkı: “Bugün Oynamazsam, Yarın Düşerim!”
Çocuk haklarının en önemli ve hayatî kısımlarından biri, her çocuğun sağlıklı bir şekilde büyüyebilmesi için gerekli olan hakları elde etmesidir. Bunu anlatırken örnek vermek gerekirse, bir çocuk sokakta oyun oynarken, “Haa, oynamasam da olur!” diyemez. Çünkü fiziksel ve psikolojik gelişimi, sağlıklı bir çevreye ve desteğe ihtiyaç duyar.
Ali: “O zaman bir çocuğun sağlıklı bir ortamda büyümesi lazım?”
Aynen öyle! Bir çocuğun psikolojik ve fiziksel gelişimi, sadece ebeveynlerin değil, çevresindeki sosyal ortamların da desteğiyle şekillenir. Sağlıklı beslenme, eğitim, barınma ve gelişim alanları bir çocuğun temel haklarıdır. Eğer bu haklar verilmiyorsa, o çocuk eksik gelişir. Bu yüzden, her çocuğun sağlıklı bir şekilde büyümesi için adım atılmalı.
—
4. Çocuğun Görüşlerini Belirtme Hakkı: “Bunu Anlatmak Zor, Ama Kafamda Tüm Cümleler Var!”
Son olarak, bir çocuğun görüşlerini ifade etme hakkı var. Evet, evet, bu konuda da çoğu zaman “Çocuklar daha ne bilebilir ki?” gibi bir düşünce olsa da, her bireyin düşüncelerinin saygı görmesi gerekir. Hatta bazen çocuklar, yetişkinlerden daha net fikirler ortaya koyabilir.
Ali: “Yani çocuk da olsa, onların düşünceleri saygı görmeli mi?”
Evet, tam olarak! Çocuklar da bir bireydir ve onlar da fikrini belirtebilir. Her ne kadar bazen kendi içimde “Bunu böyle yapmam gerek” diye düşündüğümde bile kimseye anlatamıyorsam da, çocukların fikirleri önemlidir. Bu da, aslında onların bir toplumda hak ettiği yere gelmesinin teminatıdır.
—
Sonuç Olarak…
Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 4 temel ilkesi, her çocuğun haklarını, özgürlüklerini ve gelişimini güvence altına alır. “Evet, çocuklar haklarını bilmeli” diyebilirsiniz. Ama unutmayın, bazen en güzel hak savunuculuğu, en küçük yaşlardaki insanlardan çıkar. Bunu anlayana kadar ben, çocukken mahalledeki en hızlı koşan olmanın peşindeydim. Ama şimdi, büyüdüm ve anlıyorum: Hakları bilmek, hepimizi bir adım daha ileriye taşır.
Sonuçta, bir çocuk da tıpkı bir yetişkin gibi, kendi görüşlerini belirtme hakkına sahiptir. Ne kadar küçük olursa olsun, her çocuğun, kendisi için en iyisini savunma hakkı vardır. Bu yazı, ne kadar yetişkin olursak olalım, hepimizin çocuk haklarına saygı göstermemiz gerektiğini anlatan bir hatırlatmadır.